25 Ağustos 2009 Salı

İngiltere yolculuğundan ilk kareler

Bu güzel ülkeye ilk adım attığımda dikkatimi çeken şey şehirlerin mimari yapısındaki düzen ve estetik. Hiç bir köşede kırık dökük bakımsız bir binaya rastlayamıyorsunuz. Eski binaların hepsi koruma altında, belediyeden izin almadan camını çerçevesini bile değiştirmenize izin yok, yıkılmasına hiç mi hiç izin yok. Herşey yüzyıllar öncesindeki haliyle, sadece minik restorasyonlarla ayakta duruyor. Zevk sahibi bir mimari tarzı çevrenizi sarıyor. Ayrıca heryer tertemiz, yerlerde bir tane çöp göremiyorsunuz. İnsanlar birbirlerine ve çevrelerine son derece saygılılar.
İngiltere'de sıkça görebileceğiniz tezgahlar. Genelde turistler için üretilmiş, İngiltere'yi hatırlatacak ucuz ürünler satılıyor bu tezgahlarda.
İngiltere'nin kırmızı otobüslerinden sonra ikinci sembolü kırmızı telefon kulübeleri. Telefon kulübeleri kırmızıdan başka renge boyanamıyor.
Makinada hazırlanmış İtalyan kahvelerini dinlenmek istediğim her köşede denedim. Mocca, Capuccino ve Latte denediklerim arasında. Latte sütlü olmasına rağmen oldukça sert, Mocca (üstte fotoğrafı olan) bol kremalı ve yağlı bir kahve. Capuccinoyu zaten biliyorsunuz, yoğun bir kahve. Fakat İngiltere'de kahveler tıpkı İtalyadaki gibi makinelerde uzun işlemlerden geçtikten sonra ve demlenerek üretildiği için tatları çok yoğun ve lezzetli. Türkiye'de bu yoğun tadın böylesine özenli bir şekilde hazırlandığı günler ne zaman gelecek merak ediyorum.
Oxford'da bir kapalı çarşıdan alışveriş yapan insan manzaraları.
Balıkçılık kültürü üst seviyede olan bu ülkede bir balıkçı dükkanının önünde bir sepet istakoz görüyorum, hala canlılar. Birazdan dükkana götürülüp pişirilecekler.
Bath kasabasına gittiğimde saat tam 5'te kendi kendimize soruyoruz. Neden 5 çayını atlıyoruz ki?Üstelik de 5 çayıyla ünlü bir ülkede. Bath'in Grand Parade sokağında ünlü Thames nehrinin kıyısında 'The Bridge Coffee Shop' a dalıyoruz. İçerde güleryüzlü sempatik bir ingiliz bayanı bizi karşılıyor. Sadece 5 çayı alacağımızı düşünürken kek ve reçellerle dolu tabaklarla ağırlanıyoruz. Çayın yanında mutlaka bu keklerden de ikram ediliyormuş, bunun 5 çayında bir gelenek olduğunu öğreniyorum. Kekler çok lezzetli fakat yağ oranı çok yüksek. İngiltere, tereyağı en çok üreten ülke konumunda ve bütün yemeklerinde çok fazla yağ var. Kahvaltılarında dahi çok fazla oranda tereyağ ve ekmek tüketiliyor. Bunda İngiltere'nin soğuk bir ülke olmasının da payı var sanırım, insanlar enerji depolama ihtiyacı hissediyorlar.
Yine bir alışveriş merkezinden şekerlemeler. Bunlar gerçek meyve değil. Tamamen şekerden yapılmışlar. Çok başarılı buldum gördüğümde.
Bath'de Thames nehrinin bir kolu...

Elimde çok fazla fotoğraf ve bilgi var. Paylaşmaya devam edeceğim. Görüşmek üzere..

21 yorum:

  1. Canımmm ne güzel resimlemişsin gitmiş kadar oldum darısı başıma diyim bende:))Kocaman öpüyo
    rum...

    YanıtlaSil
  2. Deryacım seni ve yazılarını çok özledim. Yorumun beni çok mutlu etti öpüyorum seni:)

    YanıtlaSil
  3. ÇOK GÜZEL RESİMLER ARKADAŞIM.GÜZEL ZAMAN GEÇİRMİŞSİN.YENİ FOTOLARINI BR-EKLİYORUZ.

    YanıtlaSil
  4. yeni bloğun hayırlı olsun cnm.ben de İngiltere yi bi hayli merak edenlerdenim.paylaşımlarını bekliyorum.meyve formlu şekerlemeleri de çok beğendim.sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Yeni blogun hayırlı olsun.
    ilk yazın bloguna çok uygun, uzak bir ülkeden güzel kareler..özellikle 5 çayına hasta oldum :)
    ve tabii o düzenli,güzel binaarına..
    Bizde yıkılsada apartman yapsak diye devlet dahil herkes eski binaların gözünün içine bakıyor..
    Çok farklı..çok..

    YanıtlaSil
  6. ne güzel paylaşmışsın gezdiğin yerleri.. gezmiş gibi oluyoruz:)sevgiler..

    YanıtlaSil
  7. dahasını da bekliyorum bu resimlerin.harika anlatmışsın canım.sevgiler....

    YanıtlaSil
  8. çok güzel görüntüler emeğine sağlık canım ee gerisi nezaman? hayırlı ramazanlar sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Esracım tekrar hayırlı olsun yeni blogun. Şekerlemelere bittim :) Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. Canımcım çok güzel olmuş yeni bloğun,ödül için de bahsetmeye değmez şeker,öptüm,sevgilerr :)

    YanıtlaSil
  11. yeni blogun hayırlı olsun Esracımmm :) Belgesel gibi olmuş anlatımın,resimler de süper.Eline sağlık canım.ne güzel yerler görmüşsün.öpüyorum seni.

    YanıtlaSil
  12. Canım blogun hayırlı olsun...
    Resimler süper...
    Devamını merakla bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  13. Yeni blogun hayırlı olsun çok güzel bir anlatım olmuş.

    YanıtlaSil
  14. Yeni bloğun hayırlı olsun..İngiltere gezinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum..Sevgiler..

    YanıtlaSil
  15. merhaba
    fotolar çok hoş

    gunisik.blogspot.com

    YanıtlaSil
  16. esracım resimler gerçekten süper...hele şekerlere ve mağazadaki o tavuğa bayıldım sanırım yumurta koymak için....harika resimlemişsin herşeyi..zevkine sağlık...

    YanıtlaSil
  17. canım eski bloğumu kapattım,yeni adresimde beklerim,görüşmek üzere,sevgiler...http://hazanmevsimi68.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  18. Merhaba arkadaşım,
    İlk önce yeni blogun hayırlı uğurlu olsun. Herşey çok güzel. Ellerine sağlık. Fotoğraflara gelince bayıldım valla. Gidip görmüş kadar oldum. İngiltereye hep gitmek istemişimdir. İnşallah birgün kısmet olur. En çok da kremalı kahveye bayıldım. Hollandadayken sürekli bu kahveden içerdim. Tadını ve kokusunu özlemişim. Görünce içmiş kadar oldum canım. Teşekkür ederim. Belli ki çok eğlenmişsin. Çok sevindim. Allah devamını getirsin inşallah.

    YanıtlaSil
  19. slm
    yeni bloğun hayırlıolsun cnm
    çok güzel resimlemişsin sayende gitmiş kadar olduk
    sevgiler
    mutlu haftalar

    YanıtlaSil
  20. SİPARİŞ VERSEM ŞU TAVUĞU GETİREBİLİRMİSİN:))))TÜRKİYE,YE GELİR BİR GÜN NASIL OLSA BEN BEKLEDRİM:)))İYİ TATİLLER...

    YanıtlaSil
  21. Merhaba ,Oxford' la ilgili bir bilgi vermek istiyorum.Oxford' da sadece 2 üniversite var. Biri dünyada ilk sıralarda yer alan OXFORD UNİVERSİTY diğeride OXFORD BROOKES UNİVERSİTY.
    Oxford üniversitesi kendi içinde 39 college 'dan oluşuyor.Bu college 'larda öğrencilerin yemek , barınma vb ihtiyaçları sponsor olunuyor.Yani siz diyelim ,computer science bölümünde okumayı hak kazandınız, size college'lardan biri yatak, yemek vb şeyleri sağlıyor ,ama derslerinizi 39 kolejin öğrencileriyle birlikte alıyorsunuz.Okul geleneksel yemeklerinizi ,toplantılarını her bölüm öğrencileriyle kendi kolejinizde alıyor ve mezuniyet törenini de size sponsor olan college yapıyor.Bunları nerden mi biliyorum ? Benim oğlum Oxford University 'sinde master yaptı , o yüzden sizi aydınlatma ihtiyacı hissettim.

    YanıtlaSil